Actions
Media Outlet details
| Scope | National |
|---|---|
| Language | English, Turkish |
| Country | N/A |
|
Similarweb UVM |
Request pricing |
|
Comscore UVM |
Request pricing |
Recent Articles
Search ArticlesUlysses Owens Jr., Generation Y & Musora – Kind of Grunge (2026)
Eşlik ettiği albümlerle 3 Grammy ödülü sahibi davulcu, besteci, yazar, eğitimci ve prodüktör Ulysses Owens Jr. ve grubu Generation Y, bu yılın Mart ayında, caz klasiklerinden ve özgün bestelerden oluşan Around The World With (Cellar Live) albümünü yayımlamıştı. Aynı ekip şimdi de, grunge klasiklerinin radikal yorumlarını içeren yeni projesini yayımladı. Kind of Grunge, Owens’ın, çevrimiçi enstrüman öğrenme platformu Drumeo için gerçekleştirdiği performansların bir uzantısı.
İki büyük gölgenin arasından çıkmak: Zak Starkey
Kulak Misafiri ve bu satırların yazarı davulcuları seviyor. Ringo Starr gönül kahramanlarından biri. Bu nedenle Ringo Starr’ın oğlu Zak Starkey de her zaman yakın takibimde… Ünlü bir müzisyenin çocuğu olmak ilk bakışta büyük bir ayrıcalık gibi görünüyor. Önünüzde açılmış kapılar, çocukluktan itibaren içinde bulunduğunuz müzik dünyası ve çoğu müzisyenin uzaktan bile göremeyeceği isimlere ulaşabilme imkânı… Ama bir de madalyonun diğer yüzü var.
Meme hücresi, koyun Dolly ve Dolly Parton
Country müzik radarıma pek takılmıyor. İyi bir hikâye yakalarsam o başka. Yıllarca kimi country müzisyenlerini seçici geçirgen bir edayla, merak ve ilgiyle izledim. Dinledim. Bunu yadsıyamam. Johnny Cash, Kris Kristofferson, Dolly Parton… Sanıyorum Dolly’yi hafızamda kült olmuş besteleri, güzel ve dolgun memeleri, esprili ve şeffaf hayat felsefesiyle hatırlayacağım. Gitgide bencilleşiyorum. Tanrım!.. Ya da tam tersi, cömertleşiyorum. Dolly Parton’ın vefatını duyduğumda üzüldüm.
Irène Schweizer – Prelude to a Kiss and More (Live)
Yeni Irène Schweizer albümü Prelude to a Kiss and More (Live) bir solo konser kaydı. Şubat 1986’da Zürih’te gerçekleşen bu canlı performans Schweizer’ın New York’taki altı aylık misafirliğinin ardından kaydedilmiş. İçinde Thelonious Monk, Duke Ellington ve Ornette Coleman gibi isimlerden de, kendinden de besteler barındırıyor. İsviçre merkezli müzik şirketi Intakt, hem 2024’te vefat eden Schweizer’ın anısına hem de şirketin kırkıncı yıl kutlaması olarak bu albümü yayınlıyor.
Jon Batiste ve Mozart’tan Monk’a tek piyanoda üç albüm
Wolfgang Amadeus Mozart 1791’de öldüğünde Thelonious Monk’ın dünyaya gelmesine daha 126 yıl vardı. Aradaki zamanda hem dünya, hem de müziğin dili değişti. Blues doğdu. Gospel başka bir kimlik kazandı. Ragtime ve stride piyanonun ritmini dönüştürdü, caz ortaya çıktı, bebop geldi ve sonunda Monk oturup piyanonun başında armoninin ve ritmin sınırlarıyla oynamaya başladı.
Arif Mardin ve bıraktığı iz: Emin Fındıkoğlu anlatıyor
Hiç tanışmadığımız birini, onu gerçekten tanımış birinin anlattıkları sayesinde hayal edebiliriz. Fotoğraflardan, plak kapaklarından, biyografilerden bildiğimiz bir yüz, bir anda ses kazanır. Yürümeye, gülmeye başlar. Arif Mardin gibi ardında koskoca bir müzik tarihi bırakmış bir ismi de, ülkemiz caz tarihinin büyük hocalarından Emin Fındıkoğlu’ndan dinleyeceğiz. Böylece dünyanın tanıdığı, yapımcı ve aranjörün ötesine geçip, Emin Fındıkoğlu’nun anılarında kalan Arif Mardin’e biraz daha yaklaşacağız.
Dolly Parton: Kendi Hikâyesini kendi yazan kadın
Tarifsiz üzgünüm. Dolly Parton’ı yitirdik. Üstelik geçmişini anlatıp kenara çekilmiş bir ismi değil; seksen yaşında hâlâ yeni şarkılar yazan, yeni projeler kuran ve kendi hayat hikâyesini Broadway’e taşımaya hazırlanan Dolly’yi. Adını taşıyan Dolly: A True Original Musical için hazırlıklar çoktan başlamıştı. Ön gösterimleri Aralık 2026’da New York’taki St. James Theatre’da başlayacak, resmî açılışı ise özellikle Dolly’nin 81. doğum günü olan 19 Ocak 2027’de yapılacaktı. Bu tarih rastlantı değildi.
Bir şarkının adındaki değil, ardındaki Rüzgâr
Bir sanatçı, siyasi ve toplumsal gerçeklikle sanatsal karar arasındaki çizgiyi nerede çizer? Dahası, müzik toplumlar arasındaki sorunların aşılmasına katkı mı sunar; yoksa gerçek sorunlar ortada dururken birkaç sözcük, birkaç nota ve iyi niyetli bir jestle yaratılan yakınlaşma görüntüsü bir noktadan sonra “tiyatro”ya mı dönüşür? Gelin bu soruların cevabını birlikte arayalım.
Bir zamanlar bıraktığı yerden: Flea ve Honora
Bir basçı olarak enstrümanının sınırlarını zorlayan müzisyenleri takip ediyorsanız, Flea’nın bende neden ayrı bir yeri olduğunu anlatmak çok da zor değil gibi. Red Hot Chili Peppers’ın müziğiyle tanıştığım ilk yıllarda, bas gitarın yalnızca ritmi taşıyan bir enstrüman olmadığını bana gösteren isimlerden biriydi. Onun çaldığı her nota, bas gitarın bir grubun karakterini ne kadar değiştirebileceğini fark ettiriyordu.
Güneş Memphis’te doğdu: Sun Records
Motown, Detroit’in üretim disiplinini pop müziğe taşımıştı. Atlantic Records, New York’un caz, blues ve rhythm & blues dünyaları arasında köprüler oluşturmuştu. Stax, Memphis’in kiliselerinden, sokaklarından ve siyah mahallelerinden yükselen soul müziğe kendi sesini vermişti. Sun Records ise bütün bu hikâyelerin biraz daha öncesinde duruyordu. Blues ile country’nin, siyah ile beyazın, kırsal Güney ile modern Amerika’nın birbirine temas ettiği yerde doğmuştu.