Is this you? As a journalist, you can create a free Muck Rack account to customize your profile, list your contact preferences, and upload a portfolio of your best work.
Claim your profile
Articles by Esat Aydın
Whole blood transcriptomics atlas across human diseases
Abstract We present a WBT Atlas, comprising 4444 WBT samples across 98 distinct health conditions, enabling systematic exploration of disease-associated transcriptomic signatures. Health condition–specific profiles are characterized across immune, metabolic, and cell-type specific features at the gene, gene module, and pathway levels.
Devşirmelerin devşirilmesi, AKP’nin aritmetik yeniden inşası ve muhalefetin katkısı
AKP uzunca bir süredir, belediyelerden Meclis'e uzanan bir mantıkta kendini aritmetikle inşa ediyor. 2023'te 268 sandalyeyle çıkan AKP, bugün 280 milletvekiline ulaşmış durumda. 2024 seçimlerinden Türkiye genelinde 505 belediye başkanlığı kazanarak çıktı. Bugün ise seçimsiz dönemde yaşanan yoğun transfer dalgasıyla birlikte 591'e ulaşıyor. Biliyoruz ki otoriter bir iktidar, potansiyel rakiplerini bastırarak (represyon) ya da içine katarak (kooptasyon) etkisizleştirebilir.
Yeni Parti: Yangın çıkışı mı kurucu kapı mı?
Türkiye kurulmak zorunda bırakılan 190. siyasi partiye tanıklık etti. 189 tanesi bir tercihin, 190. bir rejim krizinin sonucuydu. Diğerleri gibi programla, kadroyla ve iddiayla yola çıktı kuşkusuz; ama nereye gideceğini yolda belirlemek üzere açılan yangın çıkışından dışarı çıktı. Bir grup siyasetçinin CHP’den ayrılıp başka bir tabela altında kariyer aramasının veya klasik anlamda bir bölünmenin sonucu değildi.
Bekçinin ziyafeti: NATO 3.0, Ankara ve Türkiye'ye biçilen rol
Yeni Şafak'ın haberinde gördüm. Bir restoran, NATO Zirvesi'ne katılacak ABD Başkanı Trump için masa rezerve etmiş. “Kendisi Türkiye'den ayrılana kadar o masayı bozmayacağız” dedi işletmeci. Ürünler sürekli taze tutulacak, patron gelene kadar beklenecek. Bu küçük haber, Ankara'da son hafta yaşananların özeti aslında. Büyük patronu bekleyen bir masa, her şeyi taze tutmaya özenli bir ev sahibi ve aylardır o masaya oturmak için yapılan hazırlıklar… Trump ise bu hafta sonu farklı bir masadaydı.
Büyük oyun, küçük hesaplar ve bir partinin kendini yemesi
Türkiye’nin siyaset tarihindeki kimi olaylar yüzeydeki bir kriz gibi görünse de aslında derinde bir sistemin kendini yeniden üretme mekanizması işliyor. 21 Mayıs 2026, böyle bir andı. Mahkemenin mutlak butlan kararı, CHP’yi iki başlı bir canavarın içine hapsetti. Hal böyleyken Türkiye’de siyasi analizlerin çoğu da psikolojiye kaçıyor, siyaset çoğu zaman bir karakterler galerisi gibi anlatılıyor: Erdoğan kötü niyetli. Kılıçdaroğlu kindar ve hırslı.
Butlan, Yavaş ve muhalefetin aritmetiği
Türkiye siyaseti 21 Mayıs'ta bir eşik atladı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi mutlak butlan kararıyla CHP yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırdı, Kemal Kılıçdaroğlu tüzel başkanlığa döndürüldü. Üç gün sonra polis genel merkeze girdi. Özgür Özel binadan çıkıp Meclis'e yürüdü, bu yeni eşikti. Bunlar bir aday denkleminin, bir muhalefet stratejisinin yeniden tasarlandığı anlar olarak tarihe geçti. Ve bu yeniden tasarımın merkezinde, bir isim duruyor. O isim hesaplı belirsizliğiyle tanınan Mansur Yavaş.
Butlan tablosunda üç ayrı sorumluluk: Bir kurultayın ‘hiç yaşanmamış’ sayılması, kimin neyi kazanmasıdır?
Esat Aydın [email protected] Bir iktidarın gücünü en net gösterdiği an, zora ihtiyaç duymadan istediğini aldığı andır. Eskinin darbeleri gürültülüydü, radyolar marş çalardı. Eski darbeler zamanı durdururdu, yeni darbeler zamanı yeniden yazıyor. Bir mahkeme, üç yıl önce yapılmış bir kurultayı “Baştan beri hiç olmamış” saydı; partiyi, eski liderine teslim etti.
Küresel sağın zırhı Budapeşte’de delindi
Faşizmin uluslararasılaşması yeni bir şey değil… Bugünkü küresel aşırı sağ ağını anlamak için 1930’lara dönmek gerekiyor. 1930’ların küresel ekonomik krizi, Hitler’in Almanya’da iktidara yükselişini ve Japonya’da ultra-milliyetçilerin güçlenmesini kolaylaştırdı. Ama kritik olan, bu rejimlerin birbiriyle etkileşerek radikalleştikleridir. İtalya ve Almanya Ekim 1936’da Roma-Berlin Ekseni’ni kurdu; bir ay sonra Almanya ve Japonya Anti-Komintern Paktı’nı imzaladı.
Küresel sağın zırhı Budapeşte’de delindi
Esat Aydın [email protected] Faşizmin uluslararasılaşması yeni bir şey değil… Bugünkü küresel aşırı sağ ağını anlamak için 1930’lara dönmek gerekiyor. 1930’ların küresel ekonomik krizi, Hitler’in Almanya’da iktidara yükselişini ve Japonya’da ultra-milliyetçilerin güçlenmesini kolaylaştırdı. Ama kritik olan, bu rejimlerin birbiriyle etkileşerek radikalleştikleridir. İtalya ve Almanya Ekim 1936’da Roma-Berlin Ekseni’ni kurdu; bir ay sonra Almanya ve Japonya Anti-Komintern Paktı’nı imzaladı.
Show More
loading
Actions
Is this you?
As a journalist, you can create a free Muck Rack account to customize your profile, list your contact preferences, and upload a portfolio of your best work.Get in touch with Esat
Contact Esat, search articles and posts on X, monitor coverage, and track replies from one place.
Learn more about Muck Rack