Michael Roberts
Verified
As seen in:
Outside Magazine,
MSN New Zealand,
The Telegraph,
PLOS,
Detroit Free Press,
Salon,
Yahoo Sports Canada,
The West Australian,
Miami New Times,
Tatler,
Lexology
and
VP of Story & Experiences for @outsidemagazine
Is this you? As a journalist, you can create a free Muck Rack account to customize your profile, list your contact preferences, and upload a portfolio of your best work.
Claim your profile
Articles by Michael Roberts
Fransa’nın satın alma gücü krizi
Fransa’da son dönemde lise ve üniversite öğrencilerinin protestolarının basit bir talebi var: Eğitime daha fazla kaynak ayrılması. Ancak eğitim krizi, yaşam standartlarında ve kamu hizmetlerinde yaşanan genel bozulmanın yalnızca bir parçası. Fransız öğrencilerin öğrenci başına eğitim harcamaları 2017’den bu yana görülmemiş biçimde yüzde 20 düştü. Yükseköğretim bütçesi 2017-2026 arasında nominal olarak 13,3 milyar avrodan 15,5 milyar avroya çıktı.
Analyst Lists DK Metcalf as a Trade Target for the Colts
Analyst Lists DK Metcalf as a Trade Target for the Colts
Will Marvin Harrison Jr. Shed the “Bust” Label with the Texans?
Will Marvin Harrison Jr. Shed the “Bust” Label with the Texans?
AB şirketleri: Bir ‘rant kapitalizmi’ mi?
Avrupa neden yatırım ve büyümede ABD’nin, hele hele Çin ve Hindistan’ın gerisinde kalıyor?
Will the Raiders’ Fernando Mendoza play this season?
; ; ; Continue reading More for You
Will the Raiders’ Fernando Mendoza Play This Season?
Will the Raiders’ Fernando Mendoza Play This Season?
Emeğin payı
Yakın tarihli bir yazımda, ABD şirketlerinin kâr marjlarının, yani kârların milli gelir içindeki payının, yüzde 19,4’e ulaştığını ve rekor kırdığını belirtmiştim. Bu, 1940’lardan bu yana ABD’de kaydedilen en yüksek düzeydi. Buna karşılık emeğin payı yeni bir dip seviyeye gerilemişti. Kârların ücretlere oranını Marksist terimlerle, yani artı-değer oranı olarak ölçtüğümüzde, bu oranın hiçbir zaman bu kadar yüksek olmadığını görüyoruz.
Yapay zekâ: ABD tarihinin en büyük ekonomik bahsi
ABD ekonomisi diğer G7 ekonomilerinden hızlı büyüyor. Bunun temel motoru, yapay zekâ modelleri, veri merkezleri ve bunlara bağlı çiplere yapılan devasa yatırım. ABD bileşik Pmı’ı ağustosta 56 idi, 58,4’e yükseldi. Bu, Temmuz 2021’den beri özel sektördeki en güçlü genişleme ve büyümenin art arda dördüncü ay hızlanması demek. Hizmet sektörü öncülük ederken imalat da hızlandı; yeni siparişler Nisan 2022’den, imalat istihdamı Şubat 2021’den beri en güçlü artışı gösterdi.
Keynesçilik öldü mü? - 1
İngiltere Merkez Bankasının eski başekonomisti Andy Haldane, Financial Times’te kaleme aldığı yazıda “Keynesçilik öldü mü?” diye soruyor. Haldane’nin yanıtı ise şöyle: “Keynesçilik ölmüş değilse bile artık geçerliliğini yitirmiş olabilir.” Peki Haldane ne demek istiyor ve bu soruyu neden soruyor? Özetle Haldane, ekonomik durgunlukların veya büyüme yavaşlamalarının kamu harcamalarının artırılmasıyla aşılabileceğini savunan Keynesçi teorinin artık işlemediğini düşünüyor.
İktisat nasıl değişiyor-2
Fınancıal Times (FT) köşe yazarı Harvey Nripia, iktisatta artık ilerleme yaşandığını savunuyor. İktisadi düşüncelerin kapsamının genişlemesinin, iktisatçıların “teorik modellerden vazgeçerek ampirik yaklaşımları tercih etmesinden” kaynaklandığını söylüyor. Ne var ki Nripia’nın övdüğü ampirik yaklaşımlar, “farkların farkı” yöntemleri ile “rastgele kontrollü deneyler”den (RCT) oluşuyor. Bunlar, küçük ölçekli bireysel davranışlar üzerine yürütülen bir tür “laboratuvar” çalışması.
İktisat nasıl değişiyor – 1
Financial Times (FT) köşe yazarı Harvey Nripia, “İktisat nasıl değişiyor?” başlıklı makalesinde, 21. yüzyılda akademik bir disiplin olarak iktisadın genel olarak olumlu bir tablosunu çiziyor. Nripia, iktisadın daha yaratıcı ve ampirik hâle geldiğini, artık ekonomiler ve insan toplumlarının nasıl gelişebileceğine ilişkin bilgimize giderek daha yararlı katkılar sunduğunu savunuyor. İktisat artık Thomas Carlyle’ın 19. yüzyılın ortalarında “iç karartıcı bilim” olarak nitelediği alan değil.
Japonya stagflasyona saplandı
Geçtiğimiz şubat ayında, Japonya’nın ilk kadın başbakanı Sanai Takaichi’nin erken genel seçim çağrısı yapması üzerine Japon ekonomisinin durumunu ele alan bir yazı kaleme almıştım. Takaichi seçimi ezici bir çoğunlukla kazandı. Görüşlerini 1980’lerin İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’dan, bugün ise Trumpizmden esinleyen Takaichi, önceki tüm başbakanlardan farklı olacağını iddia etti.
Enflasyon teorileri-2: Heterodoks ve Marksist yaklaşımlar
Bu yazı, Guglielmo Carchedi ile birlikte hazırladığımız, henüz yayımlanmamış bir çalışmaya dayanarak modern kapitalist ekonomilerde enflasyonun nedenlerini ele aldığım dizinin ikinci bölümüdür. Enflasyonun nedenlerine ilişkin çeşitli heterodoks görüşler bulunuyor. Bunlar genel olarak ana akım iktisadın parasalcılık, aşırı talep ve enflasyon beklentilerine yaptığı vurguya karşı çıkıyor. Heterodoks görüşleri ikiye ayırabiliriz.
Enflasyon teorileri (1): Ana akım yaklaşım
Guglielmo Carchedi ile birkaç yıldır enflasyona ilişkin bir teori üzerinde çalışıyoruz. Konuya dair kapsamlı makalemiz bir Marksist dergi tarafından kabul edildi, ancak yayımlanması zaman alıyor. Bu nedenle çalışmanın kısa bir özetini dört bölüm halinde sunuyorum. İlk bölüm ana akım enflasyon teorilerini, ikinci bölüm heterodoks ve Marksist yaklaşımları, üçüncü bölüm kendi değer teorimizi, son bölüm ise bu teoriyi son yıllardaki enflasyon dalgasına nasıl uyguladığımızı ele alacak.
Yapay zekâ ve üretkenlik
Alphabet (Google) dün finansal sonuçlarını açıkladı. İlk bakışta tablo göz kamaştırıcıydı: Gelirler yüzde 24, bulut işinin gelirleri yüzde 82 arttı; hisse başına kazanç 9,11 dolara ulaştı. Ancak bu kazancın üçte ikisinden fazlası, büyük yapay zekâ şirketi Anthropic’teki hisselerden kaynaklanan 77 milyar dolarlık “gerçekleşmemiş” değer artışına dayanıyordu. Başka bir deyişle bu kazanç kâğıt üzerinde ve Anthropic hisselerinin değerini korumasına bağlı.
Çin yavaşlıyor mu yoksa yine mi erken hüküm veriliyor?
Çin'in ikinci çeyrek GSYH büyümesi, ilk çeyrekteki yüzde 5,0 seviyesinden yıllık bazda yüzde 4,3'e gerileyerek yavaşladı ve beklentilerin altında kaldı (ABD son yıllarda sürdürülebilir olarak yüzde 2-3 bandını başarı sayıyor). Bu, 2022'de pandemi kapanmalarının etkisinin görüldüğü dönemden bu yana herhangi bir çeyrekte kaydedilen en düşük büyüme oldu.
Five things the rave reviews for “The Odyssey” aren’t mentioning
We need to raise $10,000 by August 9 to support the reporting our community depends on. Reader support keeps us independent and is playing a larger role in funding local journalism and shaping what comes next. If you believe independent local journalism matters, make a contribution today.
250 YIL: Amerika Birleşik Devletleri bağımsızlıktan imparatorluğa (3)
Amerika Birleşik Devletleri, 1776'da bağımsızlığını kazanmasından sonraki iki yüzyıl içinde dünyanın üretim, gelir, finans ve askeri güç bakımından en baskın kapitalist devleti haline geldi. Avrupa ve Japonya'nın yıkıma uğradığı, Britanya'nın ise ciddi biçimde zayıfladığı İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ABD hegemonyası zirveye ulaştı. Bu dönemde Sovyetler Birliği, yalnızca askeri alanda ABD'ye rakip olabiliyordu.
250 yıl: Amerika Birleşik Devletleri bağımsızlıktan imparatorluğa (2)
Bağımsızlık mücadelesi, öncelikle 1764-71 yılları arasında süren ve birçok kolonist ile yerli Amerikalının da savaştığı, sözde Yedi Yıl Savaşı’nda İngiliz İmparatorluğu’nun Fransızları yenilgiye uğratmasının ardından, imparatorluğun kötüleşen ekonomik durumu nedeniyle bir savaşa ve iç savaşa dönüştü. 1600’lü yılların başlarından itibaren, Kuzey Amerika’daki İngiliz yerleşimciler refahları için denizaşırı ticarete güveniyorlardı.
250 yıl: Amerika Birleşik Devletleri - Bağımsızlıktan imparatorluğa (1) - Birinci Bölüm: Devrim
4 Temmuz 2026’da Kuzey Amerika’daki 13 İngiliz kolonisinin Philadelphia’da düzenlenen bir kongrede İngiliz sömürge gücünden bağımsızlıklarını ilan etmelerinin üzerinden 250 yıl geçmiş oldu. Bağımsızlığından bu yana, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri olarak anılmaya başlanan ülke, tüm kıtayı kapsayacak şekilde batıya doğru genişledi ve daha sonra Amerika kıtasında ve Pasifik’te bir denizaşırı imparatorluk kurdu. 19.
Zorunlu ateşkes
Finans piyasaları ve dünya kamuoyu, İran ile ABD arasında imzalanan 14 maddelik Mutabakat Muhtırası’nın (MoU) Orta Doğu’daki savaşı sona erdirebileceği ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası ticarete açılabileceği beklentisiyle rahat bir nefes aldı. Anlaşmanın eksiksiz uygulanması halinde petrol, doğal gaz ve diğer enerji ürünlerinin Avrupa ile Asya’ya yeniden kesintisiz ulaşması mümkün olacak. Donald Trump anlaşmayı büyük bir diplomatik zafer olarak sundu.
Çağdaş dünyada Marksist bir kriz teorisi
Çin Sosyal Bilimler Akademisi tarafından 2025 yılında World Socialist Research dergisinde geçen hafta yayımlanan Michael Roberts röportajının devamı: 4. 2020 yılında, Engels’in ekonomi politik üzerine araştırmalarını ve Marksist ekonomi politiğe katkılarını sistemli bir şekilde tanıttığınız “Engels 200 – His Contribution to Political Economy” (Engels 200 - Ekonomi Politiğe Katkısı) adlı kitabı yayımladınız.
Günümüz dünyasında Marksist bir kriz teorisi
Bu metin, Çin Sosyal Bilimler Akademisi tarafından 2025 yılında World Socialist Research (Dünya Sosyalist Araştırmaları) dergisinde Çince olarak yayımlanan röportajın çevirisidir. 1. Michael Roberts, zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz! Marksizmle ne zaman tanıştığınızı ve onu ne zaman benimsediğinizi, ayrıca Londra Finans Merkezi’ndeki (City of London) eski işinizin üzerinizdeki etkilerini kısaca anlatabilir misiniz?
Küresel kârlar: Yükseliş eğilimi mi?
2025 yılının sonunda, küresel ekonominin devlerindeki şirket kârları, durağan geçen bir 2024 yılının ardından yeniden vites yükseltti. Aşağıda ele alacağımız küresel veriler; ABD, Birleşik Krallık, Japonya, Almanya ve Çin’deki kârların (ulusal hesaplardan ve kendi para birimleri cinsinden alınarak) GSYİH ağırlıklı ortalaması hesaplanarak elde edilmiştir.
Edmund Phelps: Serbest piyasalar ve enflasyon beklentileri
Amerikalı Edmund Phelps yakın zamanda 92 yaşında hayatını kaybetti. Phelps, monetarist (parasalcı) okuldan klasik bir serbest piyasa ana akım iktisatçısıydı ve 2006 Nobel Ekonomi Ödülü’nün (gerçekte Riksbank Ödülü) sahibiydi. Phelps, 1966 yılına kadar Yale Üniversitesi’nde araştırma yaptı ve ders verdi. Daha sonra Pennsylvania Üniversitesi’ne geçti ve burada kendisini ünlü yapan makalelerini yazdı.
Hindistan: Sağa doğru bir başka kayma
Hindistan’da son dönemde yapılan eyalet seçimlerinde, iktidardaki BJP liderliğindeki koalisyon hükümeti, daha önce muhalefet partilerinin elinde olan bazı kilit eyaletlerde yankı uyandıran zaferler elde etti. Nüfusun son derece yoğun olduğu Batı Bengal’de, Hindistan’ın en güçlü kadın siyasetçisi olan ve 15 yıldır iktidarda bulunan Mamata Banerjee’nin Trinamool Kongre Partisi (TMC), BJP tarafından ağır bir yenilgiye uğratıldı (Banerjee sonucu kabul etmeyi reddetti).
Kıtlık, enflasyon ve durgunluk
Geçen hafta, ABD’nin barış görüşmelerindeki tıkanıklığı gidermek için İran’a yönelik askeri müdahale planladığına dair raporların ortasında, Asya’daki ham petrol fiyatları varil başına 125 dolarla yeni bir rekor kırdı. Küresel ortalama petrol fiyatı da 113 dolara ulaşarak 2022’deki pandemi sonrası durgunluktan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Nihayetinde Trump, bu tehdidinden (şimdilik) geri adım attı ve “barış görüşmelerinin” hala devam ettiğini belirtti.
Küresel dengesizlikler: Bir neden değil, bir belirti
Küresel dengesizlikler, küresel ekonomiyi yönetenlerin gündemine bir kez daha girdi. Peki, nedir bu “küresel dengesizlikler”? İlk olarak, küresel ticaretteki dengesizlikten bahsediyoruz; yani bazı ülkelerin mal ve hizmet ihracatının ithalatından belirgin şekilde daha fazla olması ve büyük ticaret fazlaları vermesi, diğer ülkelerin ise ciddi ticaret açıklarıyla karşı karşıya kalmasıdır.
Kapitalizmin hikâyesi: Düzeltmek mi aşmak mı
Son dönemde yayınlanan ekonomi kitapları, kapitalizmin geçmişi, bugünü ve geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda. Farklı eğilimlerden gelen yazarlar, aynı sorunun etrafında dönüyor: Bu sistem reformlarla sürdürülebilir mi, yoksa tarihsel sınırlarına mı dayanıyor? Bu tartışmanın önemli örneklerinden biri, Harvard Üniversitesi tarihçisi Sven Beckert’in Capitalism – a global history adlı çalışması.
Enflasyon ve merkez bankaları
Dezenflasyon dönemi sona erdi. Dezenflasyon derken, mal ve hizmetlerin genel fiyatlarının artmaya devam etmesini, ancak artış hızının yavaşlamasını kastediyorum. Deflasyon ise fiyatların gerçekten düşmesidir. Bu durum onlarca yıldır yaşanmadı; aslında paranın fiziksel bir meta (altın) olmaktan çıkıp, devletler tarafından basılan ya da dijital olarak yaratılan “itibari para” sistemine geçilmesinden bu yana pek görülmedi.
Dünya genelindeki kâr oranını tekrar ölçmek
2012 yılında, tek bir ülkedeki sermayenin kâr oranını ölçmenin ötesine geçmek ve dünya genelinde bir kâr oranı hesaplamak için ilk girişimimi gerçekleştirdim. O dönemde, Marx’ın “Kâr Oranlarının Azalma Eğilimi Yasası”nı (LTRFP) dünya ölçeğinde test etmenin önemli olduğunu savundum. Kapitalizm 20.
Bütün yollar stagflasyona çıkıyor
Küresel gösterge petrol fiyatı, mart ayında Irak’ın Kuveyt’i işgal ettiği 1990 yılından bile daha yüksek bir artışla tarihinin en büyük aylık yükselişini gerçekleştirme yolunda ilerliyor. Çatışma, Trump ve Rubio’nun iddia ettiği gibi (muhtemelen İran’ın ABD taleplerine teslim olduğu bir anlaşmayla) yakında sona erebilir.
David Harvey ve kapitalizmin sürekli değişen çizgileri
Profesör David Harvey, çalışmaları onlarca yıla yayılan, son derece etkili bir Marksist coğrafyacı ve iktisat kuramcısıdır. Kapitalizmi ve onun sürekli değişen özelliklerini analiz eden birçok önemli kitabın yazarıdır. Geçtiğimiz Ekim ayında 90 yaşına girmiş olmasına rağmen, hâlâ New York Şehir Üniversitesi (CUNY) Lisansüstü Merkezi'nde ders vermeye devam etmektedir.
FTC Seeks Public Input On Revamp Of Negative Option Rule
Alexander H. Southwell’s articles from McDermott Will & Schulte are most popular: with Finance and Tax Executives and Inhouse Counsel in United States with readers working within the Healthcare industries On March 11, 2026, the Federal Trade Commission (FTC) announced that it is seeking public comments on an Advance Notice of Proposed Rulemaking (ANPRM) regarding the Negative Option Rule (the Rule).
FTC seeks public input on revamp of Negative Option Rule
On March 11, 2026, the Federal Trade Commission (FTC) announced that it is seeking public comments on an Advance Notice of Proposed Rulemaking (ANPRM) regarding the Negative Option Rule (the Rule). The FTC previously adopted amendments to the Rule in 2024, which were scheduled to go into effect in July 2025.
Trump’ın Hobson seçimi
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üye ülkelerin 400 milyon varil serbest bırakmasıyla tarihin en büyük acil durum petrol rezervi hamlesini onaylamasına rağmen, ham petrol fiyatları bugün varil başına 100 doları aştı. Irak karasularında iki petrol tankerinin hedef alınmasının ardından Irak'ın petrol terminallerindeki operasyonlarını durdurmak zorunda kalması nedeniyle, bu devasa rezerv hamlesi fiyatlar üzerinde çok az etki yarattı.
İran ve küresel ekonomi üzerindeki etkisi
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarının Orta Doğu genelinde tansiyonu hızla yükseltmesiyle birlikte, petrol fiyatları 87 dolara ulaştı; bu, son sekiz ayın en yüksek seviyesi. Küresel petrol sevkiyatının yaklaşık beşte birini ve önemli miktarda doğal gaz hacmini sırtlayan hayati bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, Tahran’ın açık tutulduğu konusundaki ısrarına rağmen şu an bloke edilmiş görünüyor.
ABD ekonomisi: İstihdam ve yapay zeka
ABD ekonomisi, öncü GSYH verilerine göre 2025'in dördüncü çeyreğinde, yüzde 3'lük beklentilerin oldukça altında kalarak yıllıklandırılmış bazda yalnızca yüzde 1,4 oranında büyüdü. 2025 yılının tamamında ise ABD ekonomisi, 2024'teki yüzde 2,4'lük oranın altında kalarak yüzde 2,2 büyüme kaydetti. Trump ve danışmanlarının ABD'deki ekonomik patlama hakkındaki övünçleri, bu verilerden sonra pek ikna edici görünmüyor.
Değer kaybı ticareti ve doların geleceği
Altın fiyatları, geçen haftaki kısa ve sert daralmanın ardından ABD doları karşısında yeniden 5 bin dolar/ons seviyesinin üzerine çıktı. Altın fiyatlarında özellikle bir yıl önce başlayan “İkinci Donald Trump Dönemi” ile birlikte görülen bu benzeri görülmemiş yükseliş, “debasement trade” (paranın değer kaybına karşı pozisyon alma) olarak adlandırılan durumun bir sonucu.
ABD ekonomisi: Abartılı söylemlerin ardında
Davos’taki konuşmasında Grönland konusunda abartılı ifadeler ve tehditler savuran ABD Başkanı Donald Trump, elbette kendisine atfedilen ABD ekonomisinin başarısı hakkında bir dizi övünmeyle devam etti. “Büyüme patlama yaşıyor, verimlilik artıyor, yatırımlar yükseliyor, gelirler artıyor, enflasyon yenildi.” dedi, dünya siyasi ve finans elitlerinin toplandığı toplantıda.
Monroe’dan Donroe’ya, Grönland ve Carney’e
ABD Başkanı Donald Trump, Davos, İsviçre’deki Dünya Ekonomik Forumu’nda dünya kapitalizminin siyasi ve ekonomik liderlerine hitap etti. Şaşırtıcı bir şekilde gündemdeki ana mesele, bir Kuzey Kutbu adası olan Grönland. Grönland ismi, neredeyse tamamen buzla kaplı bir yer için nasıl ortaya çıktı? Görünüşe göre bu, bin yıldan fazla bir süre önce bölgeye gelen Viking kaşiflerin uyguladığı bir pazarlama taktiğiydi. Adaya “Yeşil Ülke” (Greenland) demek, yerleşimcileri bölgeye çekme çabasıydı.
Konsensüs: Washington’dan Londra’ya
Washington Uzlaşısı, 1980’li ve 1990’lı yıllarda, Washington DC merkezli çok taraflı kuruluşlar olan Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası tarafından krizdeki gelişmekte olan ülkeler için önerilen “standart” reform paketini oluşturan on maddelik bir ekonomik politika reçetesiydi.
ASSA 2026: YZ, gümrük tarifeleri, enflasyon ve dolar
ASSA, Amerikan Ekonomi Derneği (AEA) tarafından düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından ekonomistleri bir araya getiren devasa bir konferanstır. Her yıl binlerce kişi katılır; yüzlerce oturum ve bildiri sunulur. Bunların büyük bölümü ana akım iktisat perspektifindedir; ancak Radikal İktisat Birliği (URPE) gibi heterodoks örgütler tarafından düzenlenen oturumlar da vardır. Bu yılki konferans Philadelphia’da gerçekleştirildi. Her yıl raporumu iki yazıya ayırıyorum: ana akım ve radikal heterodoks.
2026 için tahmin
Birçok açıdan bakıldığında, 2026 yılında dünya 2025’e benzer zorluklarla karşı karşıya – ancak çok daha yoğun bir biçimde. Geçtiğimiz yılın büyük temaları ortadan kalkmıyor; aksine evrilerek daha da derinleşiyor. Geçen yıl 2025 için yaptığım öngörüde şöyle demiştim: “2025’te bir resesyon olası değil; ancak G7 genelinde üretken yatırımları ve verimlilik artışını yeni seviyelere taşıyacak kalıcı bir kârlılık artışından söz etmek için de henüz erken.
2025 yılının kitapları
Ana akım eserlerden, özellikle de büyük ilgi görenlerle başlayalım. ABD’de, sırasıyla The New York Times ve The Atlantic yazarları olan Ezra Klein ve Derek Thompson tarafından kaleme alınan Abundance (Bolluk), Demokrat kanattaki birçok ana akım iktisatçı tarafından coşkuyla karşılandı. Ancak kitabın argümanları, Trumpizme ve onun tüm işlerine yönelik bir eleştiriden ziyade, yazarların “solcu iktisat” olarak gördüğü anlayışa bir saldırı niteliğindedir.
Aşırı eşitsizlik konusunda ne yapılmalı?
Dünya Eşitsizlik Raporu 2026’nın son baskısı, dünyadaki zenginler ile yoksullar arasındaki keskin ayrımı – ve bu ayrımın aşırı boyutlara varacak şekilde giderek genişlediğini – gözler önüne seriyor. World Inequality Lab tarafından organize edilen ve 200 araştırmacının derlediği verilere dayanan rapor, dünya nüfusunun yalnızca yüzde 0,001’ini oluşturan 60.000’den az kişinin, insanlığın en alttaki yarısının tamamının sahip olduğunun üç katı kadar serveti kontrol ettiğini ortaya koyuyor.
Yapay zeka ve demiryolu çılgınlığı
Yapay zekâ balonu sürüyor. Teknoloji medyasının “Muhteşem Yedilisi”, yapay zekâ şirketleriyle birlikte ABD borsasını yükseltmeye devam ediyor. ABD’de piyasa değeri en yüksek ilk on şirket, S&P-500 endeksinin toplam piyasa değerinin yüzde 40’ından fazlasını elinde tutuyor ve bu şirketlerin hisse fiyatları, kaydedilen kâr artışının çok üzerinde yükselmeyi sürdürüyor.
İngiltere’de ‘kader anı’ bütçesi
Birleşik Krallık bugün önemli bir mali gelişmeye sahne oldu. İşçi Partisi Hükûmeti’nin Maliye Bakanı Rachel Reeves, Hükûmet’in vergi ve harcama planlarını açıkladı. Bütçe, kamuoyunda hızla eriyen İşçi Partisi için “kader anı” olarak tanıtıldı. Temmuz 2024’te yüzde 34 oyla büyük bir sandalye zaferi kazanan parti, şimdi bunun yarısına düşmüş durumda. Reform Partisi yüzde 35’e yaklaşırken Muhafazakârlar da büyük gerileme yaşıyor. İktidarın 18 ayı boyunca uygulanan politikalar tepkileri büyüttü.
Tarihsel materyalizm 2025: Emperyalizm ve savaş
Her yıl Historical Materialism dergisi Londra’da bir konferans düzenliyor. Bu konferansa (çoğunlukla) akademisyenler ve öğrenciler katılarak Marksist teoriyi ve kapitalizmin eleştirisini tartışıyorlar. Bu yılki konferans oldukça kalabalıktı ve şimdiye kadar en iyi organize edilenlerden biriydi. Ekonomi, kültür, teknoloji, emperyalizm, savaş ve toplumsal cinsiyet konularında geniş bir oturum ve genel toplantı yelpazesi vardı.
Borç ve hamam böcekleri
Financial Times özetle şöyle diyor: “ABD hisseleri, yapay zekâ coşkusu ve ticaret ateşkesi sayesinde 6 aylık bir yükseliş serisi yakaladı — S&P 500 ve Nasdaq, yıllardır görülmemiş uzunlukta aylık kazanç serileri kaydetti.” FT, ABD borsalarının dört yılın en uzun aylık kazanç serisine ulaştığını, bunun arkasında yapay zekâ (YZ) heyecanı, düşen faiz oranları ve Donald Trump’ın ticaret savaşını yumuşatma hamlesinin olduğunu belirtiyor.
Show More
loading
Actions
Get in touch with Michael
Contact Michael, search articles and posts on X, monitor coverage, and track replies from one place.
Learn more about Muck Rack